Aşkı anlatan romanlar

George Sand ve Alfred de Musset

Ülkemizin en güzel aşk romanı yazarlarından Nazan Bekiroğlu acaba hangi aşk romanlarını okuyor. Bu soruya cevap verdiği bir köşe yazısını sizinle paylaşmak istedim. Sıradışı iki kişinin sıradışı aşkını anlatan kitapları tanıtan Nazan Bekiroğlu‘na kulak vermeye ne dersiniz.

 

İki roman bir günlük: George Sand ve Alfred de Musset
Fransız edebiyatının sıradışı kadın yazarı George Sand ile Romantik akımın en güçlü temsilcilerinden Alfred de Musset 1833’te tanıştıklarında aralarında tutkulu bir aşkın başlaması gecikmez.

İki taraf için de çok yıpratıcı bir sürecin sonunda ayrıldıklarında bu aşktan geriye iki roman kalacaktır. İlki Musset tarafından bu ilişkinin bitmesinin hemen üzerine kaleme alınan ve şairin tek romanı olarak bilinen Bir Zamane Çocuğu’nun İtirafları. Diğeri George Sand tarafından çok sonraki yıllarda kaleme alınan Therese ve Laurent.

George-Sand

Bu romanlarda her ikisi de farklı kurgu ve kahramanlar üzerinden üstü örtülü olarak duygularını anlatmaktadırlar. Dikkat çekici olan, yekdiğerini itham eden, karalayan birer iftiranameye dönüşmemiş olmasıdır bu romanların. Kalem şimdi sadece Sand’ın veya Musset’nin elinde olmakla alâkalı bir deformasyon söz konusu değildir bu metinlerde. Tam tersine Musset’nin romanı tam bir itiraflar galerisi olup Romantizmin de verdiği coşku ve cesaretle elindeki bıçak bütünüyle şairin kendinden yana oymaktadır. Asabi mizacını, sefahat âlemine düşkünlüğünü, sevgilisine yaptığı haksızlıkları, hakaretleri, alayları, duygusal şiddeti, ihanetleri, kendi çekilmezliğini çekinmeksizin saçar döker “zamane çocuğu”. Ucu açık bir kavram olarak sefahat sözcüğünün daima batmak fiiliyle birlikte kullanıldığının farkındadır. Müthiş bir itirafnamedir bu. Fakat eser tam da bu haliyle ve bu yüzden Musset’yi aklar. Çünkü o, bir zamanlar olduğu kendisini inkâr etmemekte, öyleyse aşka da ihanet etmemektedir. Bundan sonra mazurdur.

Sand’ın olgunluk çağlarında kaleme aldığı Therese ve Laurent’deki sağduyunun varlığı ise hemen dikkat çeker. Karşı tarafı itham etmeden, aşkın doğal akışını anlamaya çalışarak, iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmadan anlatmaktadır o da. Sand’ın üzerinde asıl durduğu, aşkın nasıl çözüldüğü, nasıl yıpratıcı bir hal aldığıdır. Bir aşktan aşkın bütününe ulaşmaya çalışmaktadır. Bu yüzden olsa gerek durgun suya henüz bir taş atılmadığı, büyünün daha bozulmadığı, sessizliğin yırtılmadığı dönem -ki sadece yedi günlük bir süreden ibarettir- romanda yer alsa da Sand ayrıntıları anlatmakta ısrarlı değildir. Birkaç dokunuşla çizer manzarayı. Neticede bütün aşkların ilk yüzü birbirine benzer. Güzelliğin, önüne gelen demir kırıntılarını kendisine çekmesi gibi çekilmişlerdir birbirlerine. O cezbenin önünde akıl ve mantık kadar fizikselliğin kuralları da ihlâl edilmiş, bir tür boyut atlamıştır her ikisi de. Artık bu dünyadan, bu zamandan değillerdir.

Alfred-de-Musset

Fakat “Yedinci günün sonunda” der Sand, “her şey yerle bir oldu”. Kıskançlık krizleri fakat bu kıskançlığa rağmen Laurent’nin kendisinin de pek masum bir yaşam sürmeyişi, tam tersine Therese’i tanımadan evvel içinde yaşadığı sefahatin onu sık sık kendisine çekmesi gözden geçirilir. Laurent durağan bir yaşamın harcayamayacağı bir enerji potansiyeline sahiptir ve bu tür enerjiler ancak tekinsiz bir yeraltında boşaltılabilir. Bütün bunları anlatırken Sand neredeyse soğukkanlıdır.

Aynı aşkı anlatan iki roman. Ama neticede roman işte! Dahası bir aşkın gerçek yüzüyle görülebileceği tek yerin romanlar değil ancak bir günlük olduğunu Sand’ın Gizli Günlük’ünü okurken anlarız. Üstelik okunması için, bir gün okunacağı hesaba katılarak yazılmış türden değil, doğrudan doğruya kendiyle hesaplaşmak, ölmemek için yazılan türden bir günlüktür bu. Ve ki Sand o günlüğe hiçbir şey yazmasa bile “Artık beni sevmiyorsun, artık beni sevmiyorsun. Bu o kadar belli ki. Akşam hastaydım. Beni o halde bıraktın gittin” cümleleri bile gerçek aşkın daima tek taraflı çözüldüğünü anlamamıza yeter. Galiba gerçek şu ki kalem kimin elindeyse tarihi o yazar ama bir hikâyenin hiçbir zaman tek anlatıcısı olamaz.

Nazan Bekiroğlu / Zaman

*

Adem Özbay

10 Şubat 2013, NY

www.ademozbay.com

 

Bir önceki yazımız olan Aşk Terapi başlıklı makalemizde adem özbay kitapları, aşk meseleleri ve aşk terapi hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret