Adem Özbay Blog

Edebiyat, Sanat, Düşünce ve Yaşamak Üzerine

ekmel-ali-okur

“Seni…

Aç, itilip kakılan köpekler, kediler anladı.

Bu dağlar, bu karlar, bu kuşlar anladı.

Esen rüzgar, her gün doğup batan güneş, çalı diplerinde parıldayan ateş böcekleri, el üstünde, parmak ucunda, sevgilinin adresine uçan uç-uç böcekleri, seher vakitleri, yeni bir günü muştulayan horozlar, güzel gözlü bilge eşek sıpaları, henüz aklıyla bir iyice oynanmayan çocuklar, bizim çocuklarımız, bu dağların çocukları anladı.

 

Ama şu benim halkım, kalplerinde merhamet çiçekleri bitesiceler anlamadı. Kalplerine güller dolasıcalar anlamadı.

 

Ey güzel insan.

Ey bu dağlarda, bu dağlara, bu hoyratlıklara inat, tam kırk küsur yıl, tam kırk şu kadar yıl, ışıktan bir anıt gibi, tıpkı ışıktan bir anıt gibi…

Gündüz gece, onlara en onurlu bir sesle ses verdin, onlarla yürek yüreğe durup sesteş olmak için, aşk yolunda yoldaş olmak için.

Ama onlar, seni anlamak istemediler.

Bulanık, darlaşmış, taşlaşmaya yüz tutmuş, o ihmal edilmiş yüreklerini, yani o kuru, o yoz yüreklerini, senin o dört mevsim, bir nisan yağmuru olan sesine, seslenişine, açmadılar, açamadılar.

 

Ne zaman ki açar gibi olsalar, sanki ödleri patlar gibi oldu.

Seni, yani ereğini anlamak istemediler.

İstemediler senle, seninle olmayı, bir büyük utançla, bir şeyi ve çok şeyi, en çok da kendilerinden ve de birbirlerinden gizleyip örttüler.

Yani, bir bakıma kendilerinin, haini, zalimi olmayı, erdemli olmaya yeğ tuttular.

Kerim durdu. Bir süre gökyüzüne baktı.  Sağ elini Kalender’in üzerinde ki karlara dokundurup:

beni-yureginle-dinle

 

Evet, artık ben gider oldum.

O güzel ruhun her daim şad olsun.

Orada her günün, daha bir anlamlı, daha bir görklü olsun.

Unutma ki, sen bu mor dağlarda.

Varılacak o bilgelik menziline varıp dayandın.

Yani sen, sana düşeni yaptın.

İşte buna yer, gök ve bu dağlar tanıktır.

Tanıktır her bir şeyi var eden var.

 

Ben ki, her şeyi var eden Var’a, en kalbi derim ki:

Ey Gizil Güç!

Sen, ona bilgelik yolunda, güç verdin, vakit verdin.

Yani takatlardan en kavi takat verdin.

Bana da onun yolunda, onun sesiyle sesteş olarak, bütün bir dünyaya, kelimeleri bir müjdeci güvercin gibi uçurup, uçurup bir uçtan bir uca uçurtma gücü ver.

Sen ki her bilgeliğin üzerinde, sınırı olmayan bir devasa bilgesin!

Ve her bir şeyin yegane Hakimisin! Evet, her bir şeyin yegane hakimisin!”

*

E. Ali Okur

Beni Yüreğinle Dinle

SATIN ALMAK İÇİN: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=676083&sa=153365773

Bir önceki yazımız olan Dershaneler tartışmasını mütevazi bir katkı... başlıklı makalemizde dershane olmalımı, dershane tartışmaları ve dershane yorumları hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir