‘Dünyayı Kurtaran Adam’ Filminin Manifestosu!

dünyayi-kurtaran-adam-afis

Çok iyi hatırlıyorum, babama bakmak için gittiğim küçük köy kahvesinde karşılaşmıştım ilk kez kendisiyle. Dünyayı Kurtaran Adam‘la. Kahvede video vardı ve videodan seyrediyorlardı. Şaşırıp kalmıştım. Kurduğum uzay hayallerinin hiçbirisine benzemiyordu. Ama filmde Cüneyt Arkın varsa olay bitmiştir, seyredilecektir.

Dünyayı Kurtaran Adam filmi için özellikle sinema öğrencileri aşağılayıcı ifadeler kullanılır. Dünyanın en kötü filmi olduğu falan söylenir. Bence kesinlikle öyle değil. Amerikan sinemasının ilk uzay filmlerini görseniz bizim Dünyayı Kurtaran Adam filmini baş tacı yaparsınız. Film kendi içinde bir tutarlılığı olan bir uzay filmi denemesidir. Türk sineması için bir ilktir ve bence hiç te yabana atılacak bir film değildir. Kahvede tüm milletin nasıl pür dikkat seyrettiğini ben biliyorum. O zamanlar bu film insanlarımız için inanılmaz bir filimdi.

dünyayi-kurtaran-adam

Filmin beni saran en güzel yeri başlangıcındaki manifesto. Cüneyt Arkın‘ın yazdığı bu metin tek kelimeyle harikadır, kim ne derse desin. Türk sinemasını çok küçük imkanlarla büyük filmler yapma çabasını takdirle karşılıyor ve Dünyayı Kurtaran Adam‘ı seviyorum. Benim çocukluk hayallerime benzeyen bir adam o çünkü.

dünyayi-kurtaran-adam-star-wars

Filmin hemen başında akan, bu sahnesi Star Wars‘a benzediği için Türkish Star Wars diye bir çok dünya sitelerinde lanse ediliyor Dünyayı Kurtaran Adam. Gelin bu enfes yazıyı hep birlikte okuyalım. Yeşilçam’a sevgiyle el sallayarak:

****

“İnsanoğlunun ilk uzaya açılıp aya gitmesiyle uzay çağı başlar. Uzay çağı dünyalılar için bir ilerleme çağıdır; binlerce yıl böyle yaşamışlardır. Uzay çağı geçmiş, zaman ve yaşam galaksi çağına ulaşmıştır. Yüz binlerce yıl geride kalmış, dünya ve gezegenler sistemi uzayda galaksi sistemine dönüşmüştür. medeniyetler, tarihler geride kalmış, insanlar ilk çağlardaki gibi basit yaşamla yetinmeye başlamışlardı. Ve bütün güçleriyle ölümsüzlüğü bulmak, devamlı yaşamı sağlamak için amansız bir çalışma ve mücadeleye girişmişlerdi.

Bu çağlarda dünya milletleri, medeniyetleri, ırkları, dinleri ayrı devletler halinden çıkıp tek bir varlık haline geldiler. Tek bir dünyalının yaşayışları ve kavimleri galaksi çağının dünya insanlarını meydana getiriyordu. Dünya çılgın bir nükleer silahlanmanın sonucu olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmişti. Dünya bu gibi tehlikeleri bir kaç kez geçirmiş, hiçbir kuvvet dünyayı yok edememiş, fakat dünya bazı zamanlarda parçalara ayrılmış, dünyadan kopan parçalar uzayda meteor taşları haline gelmişti. Bazı gezegenlerde hayat devam etmekte, yaşam sürmekteydi.

dünyayi-kurtaran-adam-filmi

Ama nükleer savaş çok hızlanmıştı. Hükmetmek, daha güçlü olmak için bu güzel, mutlu dünya delice parçalanırken birden gizli ve çok güçlü bir düşmanla karşı karşıya kalındı. Beş milyar yıl önce ışın ve enerjiden madde haline gelen dünyamız galaksi çağında lazer ışınlarının etkisiyle toz bulutları haline gelip parçalanmaktadır.

Bu düşman kimdi? Hangi galaksideydi? Bütün dünyalılar bu tehlikeye karşı tek bir silah kullandılar: İnsan beyin gücü ve iradesiyle birleştirilmiş bir tabakayla karşı koymaya başladılar. İnsan beyin moleküllerinin sıkıştırılmasıyla oluşturulan bir tabaka dünyayı koruyordu. Dünya her saldırı karşısında toz bulutu haline gelmekte, önündeki koruyucu kalkanın arkasına sığınmaktaydı. Bu kalkanı delecek tek güç insan beyni ve iradesiyle yaratılacak bir silahtı. Ama gerçekte galakside bulunan dünya düşmanları silahları ne kadar güçlü olursa olsun, beyinleri yoktu.

Dünya ve insanın değeri sonsuzlukta en büyük silahtı. Dünyalılar bu bilinmeyen düşmanı aramaya başladılar. Ama ne yazık ki gönderilen hiçbir savaşçı geri dönmedi. Dünyalılar toplandılar, kavimler bir araya gelip çare aradılar. Tek çare düşmanı bulup savaşmaktı. En güçlü, en büyük iki Türk savaşçısı ve diğer dünyalılar uzaya açılıp, bilinmeyen düşmana savaş ilan ettiler. Bazı dünyalılar bu savaşa katılmadılar.

Fakat hayal güçlerini gerçek ve mantıkla birleştiren her insan bu savaşa katılıp kazanmak azmindeydi.”

Yazan dr. Fahrettin Cüreklibatur (Cüneyt Arkın)

Şu metnin güzelliğine bakar mısınız. Beyni kullanmaya, insan olmaya, akıl dışı her şeyle savaşmaya karşı bundan daha güzel bir metin olabilir mi. Bence bunu sık sık okumamız lazım.

Hayal güçlerimizi gerçek ve mantıkla birleştirip özgürlük, özgünlük ve sahicilik savaşı yapmaya ne dersiniz…

Sevgilerimle..

 

*

Adem Özbay

28 Ocak 2013, NY

 

Bir önceki yazımız olan Esaretin Bedeli ve 'Brooks was here!' başlıklı makalemizde Allen Green kimdir, Brooks was here ve dünyanın en iyi filmi hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

2 Responses

  1. YılmAZ dedi ki:

    Bence çok güzel filmd, katılıyorum size,

  2. Saliha dedi ki:

    Kendimizi aşağılamayı çok seviyoruz ya, ondandır adem hocam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret