Ekmel Ali Okur’u Sevmemek İçin 10 Neden!

ekmel-ali-okur

Ekmel Ali Okur‘u ilk kez bir kitap fuarında gördüm. Kitabının kahramanı Yüksel Mert vesilesi ile olan bu tanışma, sonrasında bir dostluğa bir yoldaşlığa büründü. Zira ikimiz de başkalarının kafamızın içine müdahale etmesine katlanamıyorduk. Özgürce düşünmek, özgürce yaşamak, özgürce sevmek istiyorduk.

Onu ilk gördüğümde çok çözememiştim. Kendi halinde takılan, kitap fuarında binlerce kişinin ortasında oturup bir köşede düşünerek, kitap okuyarak mekandan ve insanların arasında sıyrılabilen birisiydi. En çok bu dikkatimi çekmişti ilk önce.Fuarın içinde karmaşada olan bedenine inat, ruhunun dünyanın ya da evrenin neresinde olduğunu hiç keşfedemedim. Bu belki de keşfedilmemesi gereken mahrem bir şeydir. O yüzden sormadım bile.

Günler, aylar, yıllar geçti, biz beyin fırtınaları yaptık, konuştuk, yazdık ve düşünmekle yürünen bir yola koyulduk. Hala da devam ediyoruz.

Bu yolumuzda neler var, neler yok, nedir ne değildir, zaten onları aşağıdaki maddeleri okuyunca anlayacaksınız. Ben Ekmel Ali Okur’a dair daha önceden yazdığım satırları paylaşayım önce:

Ekmel Ali Okur; soyadıyla yaşar, kitaptan çiçeğe, yıldızdan geceye her şeyi okur. Yazar, dinler, söyler en çok da sever. Kaleminin mürekkebini kalbinden doldurur. Çocukluğunu yüz çocuk adedince yaşamıştır. Erkek adam ağlamaz demez, ağlayan adama erkek der. Kendini bilir, âlemi bilir, Yaratanı bilir, yaratılanı bilir.  Toroslar kadar hırçın, Çukurova kadar sakindir.  Mal canın yongası demez, para hayatın çamuru, der. Bir kere aldatmaktansa bin kere aldatılmaya razıdır. Kalemini kalbinin mürekkebi ile doldurur, kelimelerini kuşlarla uçurur. Asya kıtasında yaşar, Asya torununu kucaklar. Yazdıklarını yaşar, yaşadıklarını yazar. Sürüde kalmaz, ayrılıp kurta meydan okur. Allah’ı sever, peygamberi sever, putları sevmez. Kuşlarla konuşur, ağaçlarla dertleşir, yıldızlara şarkı söyler.  Dik durur, eğilmez, bükülmez. Güzel şiir okur, güzel şarkı söyler, yengeye güzel serenat eyler.  Gideceği yönü bilir, tabelalara bakıp yön değiştirmez. ‘Olabilir dünya dönebilir, ama adam olan dönmez.’ der. Çocukları sever, çiçekleri över, taşa yapılan haksızlığı bile yerer. Laf olsun diye yazmaz, aşk olsun diye yaşar. Dostluğu kelime anlamıyla değil, insan anlamıyla yaşar. Babasının ‘Aslan Ali’si, çocuklarının ‘süper babası’dır. Bilgiye açtır, cahilliğe tok. Yanlışına yanlış der, doğrusuna ‘daha doğrusunu buluna kadar doğrum.’, der. Alnı terli, gönlü harlı, sözü ballıdır. Sevdiklerinin tek tel saçına dünyanın malına tercih etmez. Yaşamanın hakkını verir, ama ölmeye doğduğumuza da bilir. Yağmurda ıslanır, toprağa bulanır, güneşte kurulanır. Adamlık icazetini nüfus cüzdanından değil, kalbinden alır.” 

Evet buradaki bazı ifadeleri anlamak için Ekmel Ali Okur‘u daha yakından tanımak gerekir, ama meramımız anlaşılmıştır herhalde. Bence ilk fırsatta kitaplarından birisini okuyun. Facebook sayfasını ziyaret edin. Sözlerine bir bakın. Bu adam ne diyor, ne söylüyor diye bir kulak verin. Öyle her dediğine katılmak, hepsini kabul etmek zorunda da değilsiniz. Zaten o da bunu istemez. Her zaman her şekilde özgürlüktür onun  istediği yegane şey. Özgürce okuyup, özgürce düşünüp, özgürce yaşamaktır. Bu yolda, resimlerde de görüleceği üzere saçlarını ağartmıştır.

ekmel-ali-okur-kimdir

Gelelim Ekmel Ali Okur‘u sevmemek için 10 nedene. Bakalım bunlar nelermiş:

1: Hatırlarsınız bir reklam vardı: ‘Siz hala annenizin deterjanını mı kullanıyorsunuz?’ diye. Eğer ‘Evet ben, hala annemin, dedemin, atalarımın dinini kullanıyorum, zerre kadar da üzerinde kafa yormam.’ diyorsanız gönül rahatlığıyla Ekmel Ali Okur‘u sevmeyebilirsiniz.

2: Yine bir şampuan reklamında ‘Giriyorum, çıkıyorum.’ sloganı vardı. Onu gibi sizde ‘İnanıyorum, tutuyorum, kılıyorum, yapıyorum, gerisine karışmıyorum.’ diyenlerdenseniz şampuanla pırıl pırıl olmuş saçınızı taşıyan kafanızla, rahat rahat Ekmel Ali Okur‘u sevmeyebilirsiniz.

3: ‘Bu işler akılla, makılla olmaz, inanırsın biter kardeşim.’ diyenlerdenseniz ve aklınızı bu işe yormak işin zerrece kullanmayacak kadar çok seviyorsanız, aklınızla bin yaşayıp Ekmel Ali Okur‘u bolca sevmeyebilirsiniz.

4: Takvim yapraklarında, cami çay ocaklarında ilim tahsil etmiş emekli namaz kılıcı amcalarca ve televizyonlardaki ramazan programlarından söylenen her kafiyeli, ağdalı, cümleyi İslam peygamberinin hadisi olarak olarak kabul edip, ‘Hadis de Kuran kadar önemlidir, tartışmam, uydurma olduğu daha ilk harfinden belli olan tüm hadislere bile sahip çıkarım.’ diyorsan o zaman “Benden yüzyıllar sonra gelecek ve uydurmuş sözlerimi reddecek Ekmel Ali Okur’dan nefret ediniz, cennete giriniz.’ hadis-i şerifi uyarınca bol sevap umarak Ekmel Ali Okur‘u sevmeyebilirsiniz. (Not: İş bu hadis, google oğlu faceden, ondan da  twitter kızı gmailden, ondan da, www amca oğlu ftp’den sizlere nakledilmiştir. Doğruluğu konusunda içinizde en ufak bir şüphe olmasın. Olursa da Ekmel Ali Okur‘un kabahatidir, onu sevmeyin, geçer.)

5: ‘Kuran’ı Arapça severim, Türkçe’siyle işim olmaz. Okuyup anlamaya çalışsam, üzerinde kafa yorsam nolacak ki. Ben bu kadar eşek yükü kadar cilt cilt kitap yazmış alim efendilerden daha iyisini mi bilecem?’ diyenlerdenseniz, alıp elinize Arapça Kuran’ınızı canınızın istediği kadar Ekmel Ali Okuru sevmeyebilirsiniz.

6: ‘Bu güne kadar o kadar adamlar meal yazmış, tefsir yazmış, bundan sonra yazılmasına, üzerinde çalışılmasına” gerek yok diyenlerdensen zaten Ekmel Ali Okur’u sevmemek için en kral bahanen var demektir. Durma canın çektikçe sevme derim.

7: ‘İçtihat kapısı kapanmıştır, eski adamlar dinimiz ile ilgili söylenmesi gereken her şeyi söylemişlerdir, bizim de kafamız zaten onlar kadar çalışmaz.’ diyenlerdensen, Ekmel Ali Okur‘u sadece sevmemekle kalmamalı, üstüne günde beş defa da lanet okumalısın ki hak yerini bulsun.

8: ‘Benim şeyhim, liderim, büyüğüm her şeyi bilir, o benim koruyucumdur, şefaatçimdir, o şefaat etmezse cennete giremem, o müsaade etmezse bir gıdımlık nefes bile alamam.’ diyenlerdensen, Ekmel Ali Okur‘u öyle çok sevmemelisin ki, şeyhin şefaatinin üstüne sana cennette 101 odalı köşk ile her odaya 101 bakire huri vermeli. Aşağısı kurtarmaz, ama üstü için pazarlık edebilirsin. Bence etmelisin de. Şeyhler bu günler için var dimi.

9: ‘Kadın dediğin kaburga kemiğinden yapılmış ikinci sınıf insan grubundan olup, sadece erkeklere hizmet için vardır.’ deyip bir de üstüne Ekmel Ali Okur‘dan nefret ediyorsan, üstüne de senin bu düşüncelerine iman etmiş bir kadın buluyorsan ve keyfini sefasını sürüyorsan, valla ben bile sana imrenirim Ekmel Ali Okur‘u da Facebok’ta arkadaşlıktan silerim.

10: ‘Kardeşim ben öyle oturup düşünmekle, tartışmakla, iyiyi doğruyu aramakla vakit kaybedemem. Ne dersem odur, burnunum dikine giderim, inandıklarımın hepsine ömrüm boyunca delikanlı gibi sahip çıkarım. Zaten delikanlı adam dediğin bir duyduğuna ömrü boyunca inanan adamdır.’ diyorsan sana da delikanlı gibi dört dörtlük Ekmel Ali Okur‘u sevmemek yakışır.

*

‘Bu 10 neden yetmez benim daha çok nedenim var.’ diyenler tabi ki bizle paylaşabilirler.

Ha yeri gelmişken bu yazıdan Ekmel Ali Okur ismini çıkartıp onun yerine tarih boyunca düşündüğü için, araştırdığı için, kafasının içindeki aklı çalıştırdığı için sürülmüş, öldürülmüş, lanetlenmiş binlerce insanın isimlerini de tek tek koyabiliriz. Dini, düşüncesi, inancı, fikri, ideali ne olursa olsun eskinin çürümüş, deforme edilmiş, içi boşaltılmış saçma inançlarla mücadele eden herkes burada Ekmel Ali Okur‘un ismi yerinde de yer alabilir. Eğer Ekmel Ali Okur da kabul ederse.

Mesala benim ilk adaylarımdan biri kafasını bolca kullanmaktan çok çekmiş Edip Yüksel olurdu. Ve sonrasında binlerce isim.

Sevgili dostlar.

Korkmayın.

Cesur olun.

Zihninizi temizlemede, kalbinizi yenilemede, inançlarınızı gözden geçirmede, sahih bir iman peşinde koşmada, Allah’ı daha çok sevmede cesur olun.

Ben öyle yapmaya çalışıyorum.

Biliyorum ki, yanlışlarım olursa da, doğru yola giden tüm yollar yanlış yollardan geçer.

Bu yazıyı da tüm özgürlük savaşlarına/savaşçılarına adıyorum, adı, şekli, nedeni, amacı ne olursa olsun. Özgürlüğe.

Biliyorum ki, ancak tam olarak özgür olursak tam olarak inanabiliriz.

Sevgilerimle…

*

Adem Özbay

2 Şubat 2013, NY

Bir önceki yazımız olan Ya Atatürk başörtüsü taksaydı! başlıklı makalemizde atatürk ve başörtüsü, atatürk ve dindarlık ve baş neden örtülür hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

One Response

  1. İkbal dedi ki:

    ilk kez duyuyorum, hemen bakacağım, ilginç bir insana benziyor,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret