Hayat nasıl bir şeydir?

hayat-nedir

Tam da Cahit Zarifoğlu‘nun 7 güzel adamından artık baki dünyaya göç etmiş dört tanesi üzerine bir yazı yazarken sevgili Mustafa K. Topoloğlu‘nun bir yazına denk geldim Milli Gazete’de. ” Hayat; Onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici.” diyordu yazıda. Altına imzamı attığım bu yazıyı zevkle paylaşıyorum.

mustafa-k-topologlu-

Dünya 3 günlüktür.

Dün, bugün ve yarın.

Dün geçti,

Yarının geleceği belli değil,

Öyleyse bugünün kıymetini bil

Hayat;

Bir dağa tırmanmaya benzer.

Tırmandıkça, yorulursunuz, terlersiniz, nefesiniz daralır,

Ama,

Görüş alanınız da ona göre genişler.                              

Hayat;

Bize bahşedilen bu hayat; yaşam öyküsüne katlanılmayacak kadar uzun.

Bir gülümseyişe, bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar da kısa.

Süresi ne kadar olursa olsun hayat, yaşamasını da yaşatmasını da bilmek ve sevmektir.

Hayat;

Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır,

Bir kuşun kanadına konup da ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif.

Ne kadar ağır, ne kadar hafif olursa olsun, uçan kuşun gölgesi gibidir uçar gider.

Hayat;

Her anını yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu,

Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar da boş ve karışık.

Zaten her şey belli ve düzgün olsaydı hayatın bir anlamı olur muydu?

Hayat;

Bize ödünç verilen bu ömür “Nasıl geldi, nasıl geçti diyecek kadar muamma?

Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit.

hayat-nedir

Hayat;

Her anı tuvallere, yazılara, şiirlere, gösterilere döküp sergileyebilecek kadar ince ve narin,

Geriye dönüp baktığımızda her şeyin bir rüyadan ibaret olduğunu fark edebilmektir.

Hayat;

Üstlendiğimiz roller ne kadar cazip olursa olsun, hayat oyun içinde bir oyundur.

İstediğimiz kartları elde etmek elimizde değil, ama oynamamak elimizde.

Hayat;

Senin tek bir “evet”inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin kadar hayret verici ve cömert.

Tek bir “hayır”ınla da her şeyi yok edebileceğin kadar cimri ve acımasız.

Derinden düşünebilenler için ne iyi ne kötü…

Aslında iyilik de kötülük de bizim elimizde…

Hayat;

Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek kadar heybetli ve zor.

Her şeyden vazgeçip “yaşama veda etmeyi isteyecek” kadar da güçsüz ve zayıf.

Varlığının farkında olmayanlar için bu hayatı yaşamak zor bir sanat…

Hayat;

Onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici.

Bir daha bulunmayacak, yaşanmayacak kadar da “tek…”

Eğer hayatınızda değerli bir şeyiniz yoksa hayatın ne anlamı var?

Hayat;

Sadece senin dilediğin kadar uzun…

Sadece senin dilediğin kadar kısa…

Uzat ellerini tut!..

Sadece o kadar yakınlıkta!..

Tüm uzakları “yakın” etmek senin hakkın. Yani; yaşama(k) hakkın…

*

Mustafa K. Topaloğlu / Milli Gazete

Bir önceki yazımız olan Okunaksız doktor yazıları! başlıklı makalemizde doktor ve yazı, doktor yazıları davaları ve doktor yazılarına karşı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret