İyi bayramlarımı kaybettim ben…

iyi-bayramlar
Biliyor musun?
İyi bayramlarımı kaybettim ben.
Sahile minik bedeni vuran bir mülteci çocuğun anne niyetine sarıldığı dalgalarda yitirdim ne kadar iyi bayramlarım varsa.

Açgözlülüğümüz ile ufacık lokmalarını bile ellerinden alıp açlığa terk ettiğimiz milyonlarca çocuğun açlığında kaybettim ne kadar iyi bayramlarım varsa.
İhtiraslarımız için savaşlardan savaşlara koşarken sefalete sürüklediğimiz sayısız çocuğun üşüyen ellerinde kaybettim bütün iyi bayramlarımı.
Horlanan, ezilen, aşağılan bütün insanların, bütün kadınların, bütün çocukların, bütün hayvanların çaresiz bakışlarında ellerimden kayıp gitti iyi bayramlar.
‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir.’ diyene inat tıkınmaktan şişmiş midelerimizi maden suları ile rahatlatmaya çalışırken, açlıktan uyuyamayan çocuğu için çöpleri karıştığına annelerin, babaların, abilelerin, ablaların kimse görmesin diye herkesten ve her şeyden kaçırdıkları bakışlarında kaybolup gitti iyi bayramlarım.
Kırmızı ışıklarda mendil satarken yırtık ayakkabılarından içeri doluşan çamurlu sulara aldırmadan arabaların peşinden koşturan kirli paslı çocukların, çocukluk düşlerinde kaybettim nice iyi bayramlarımı.
Zalimlerin canlarının istedikleri kadar zulüm yapmalarına seyirci kaldığımız gün,
Hırslarımız için dünyanın bütün güzelliklerini çirkinleştirdiğimizde,
Bizden değil, bizim gibi değil dediğimiz herkesi aşağılamaya başladığımızda,
Kadınların kocalarının keyfine göre öldürülmelerine ses çıkarmadığımızda,
Alın terinin sömürülmesine, emeğin hor görülmesine eşlik ettiğimizde,
Kalpsizlerin dünyada hükmünün geçmeye başladığında,
Her şeyim gibi iyi bayramlarımı da kaybettim ben.
‘Kestiğiniz hayvanların ne eti ne kanı bana ulaşır.’ diyen Rabblerini dinlemeyen, derin dondurucularını tıklım tıklım et ile doldurken, insanlığın vicdanında derin bir merhametsizlik boşluğu açan inananların arasında iyi bayramlarımı kaybettim.
‘İhtiyacınızdan fazlası sizin değildir, ihtiyaç sahiplerinindir.’ diyen kitaplarının bu hitabına inat, bütün dünyayı ihtiyacı görerek paranın kulu kölesi olan, yazlığı kışlığı lüks arabası için vicdanını acımazca katleden insanların arasında iyi bayramlarımı yitirdim.
Merhameti peş paraya çarşı pazarda satanlar,
Paylaşmayı yerlerde süründürenler,
Vicdanı pazarlayanlar,
Kalbi bir kan çanağına çevirenler arasında iyi bayramlarımdan vazgeçtim.
Artık;
Benim iyi bayramlarım bir yetimin tebessümüdür.
Benim iyi bayramlarım bir ihtiyaç sahibinin karnının doymasıdır.
Benim iyi bayramlarım bir çocuğun yırtık ayakkabalarından kurtulmasıdır.
Benim iyi bayramlarım bir evsizin üşümemesidir.
Benim iyi bayramlarım vicdanım, merhametim, hüznüm, kalbimdir.
İyi bayramlar bana.
İyi bayramlar sana.
Ey merhametin evlatları…
*
Adem Özbay
www.ademozbay.com

Bir önceki yazımız olan Bazen biraz mola vermek lazım hayata... başlıklı makalemizde adem özbay yazı, bazen susmak ve mola vermek hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret