Öcalan’ın barış mektubunu iyi okumak…

abdullah-ocalan-mektup

Öncelikle Nevruz bayramımız kutlu olsun. Diyarbakır’da okunan Abdullah Öcalan mektup, nihayet yıllardır beklediğimiz barışın ve kardeşliğin gerçek manada tohumlarını attığı satırlar oldu. Bu sürecin en kısa sürede bir bayram havasıyla tamamlanmasını ve ülkemize ivme kazandıracak bir kardeşliğin bir an önce kurulmasını canı gönülden istiyorum. Ön yargılarımızı bir köşeye bırakalım ve bu mektubu iyice bir okuyalım lütfen:

“Mazlumların özgürlük ve nevruzu kutlu olsun. Selam olsun bu uyanış ve canlanış günü olan nevruzu en geniş katılımla kutlayan Orta Doğu ve Orta Asya haklarına selam olsun. Selam olsun yeni bir dönemin millatı olan nevruzu kutlayan bu kardeş halklara. Zağros ve Toros dağ eteklerinden Fırat ve Dicle nehir vadilerine, Anadolu medeniyetlerine analık eden halkların en eskisinden olan kürtler sizlere selam olsun. Binlerce yıllık bu medeniyeti dinlerle mesheple birlkite yaşayan birlikte inşaa eden Kürtler için Dicle ve Fırat Sakarya ve Gediz’in kardeşidir. Bu büyük medeniyet bu akrdeş topluluklar siyasi baskılarla harici baskılarla birbirine düşürülmeye çalışılmış, eşitliği esas almayan düzenler esas alınmaya çalışılmıştır. 

Baskıcı anlayışılar ARabi Farsi toplumları suni problemlere gar ketmiştir. Ortadoğu ve Ortaasya halkları artık uyanıyor. Kendilerine ve aslına dönüyorlar. Köreltici çatışmalara artık dur diyor. Meydanları dolduran yüzbinler artık barış diyor kardeşlik diyor çözüm istiyor. İçinde doğduğum çaresizliği karşı başlattığım mücadale bir ruhu oluşturmayı amaçlıyordu. Bugün görüyorum ki bu haykırış bir noktaya ulaşmıştır. Bizim isyanımız hiç bir dine mezhebe yönelik olamaz. Bizim isyanımız her türlü baskı ve ezilmeye karşı olmuştur.

abdullah-ocalan-mektup

Bugün artık yeni bir Türkiye’ye yeni bir dünyaya uyanıyoruz. Söylemlerimi baş göz üstüne diye kabul eden dostlar bugün yeni bir dönem başlıyor. Bizim fedakarlıklarımızın hiç biri boşa gitmedi. Kürtler aslını kimliğini yeniden kazandı kutlu olsun. Artık silahlar sussun fikirler konuşsun noktasına geldik. Yok sayandışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan lazına kürdüne bakmadan bu coğrafyanın ta bağrından akıyor.

Ben milyonların şahitliğinde diyorum ki artık yeni bir dönem başlıyor silah değil siyaset öne çıkıyor. Yine diyorum ki artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil yeni bir başlangıçtır. Bu daha farklı mücadeleyi başlatmak demektir.Kürdistan ve Anadolu tarihine yakışır şekilde tüm halkların ve kültürlerin eşit ve demokratik ülküsünün oluşması için bize büyük bir sorumluluk düşüyor. Ermenileri Türkmenleri Asurlarını da yakılan ateşlerden kaynaklı kendi özgürlük ışıkları olarak görmeye çağırıyorum. Saygıdeğer Türkiye halkı; Türk halkı bilmelidir ki Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki kardeşlik hukuku ortadadır. Bu kardeşlik hukukunda zorla asimilasyon ret yoktur olmamalıdır. Kapitalist moderniteye dayalı politikalar dar bir seçkinci elitin çabalarını ifade etmektedir.

Zaman ihtilagın çatışmanın birbirlerini horlamanın değil kucaklaşmanın helalleşmenin zamanıdır. 1920 meclisini birlikte açtık. Ortak geçmişimiz ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğini ortaya koyuyor.

nevruz-baris

Ezilen mezhepleri tarikatları, işçi sınıfı temsilcilerinin temsilcilerini, sistemden dışlanan herkesin demokratik modernitede yer tutması için bir çağrı yapıyorum. Herkesin özgürce kardeşçe yaşayacağı yeni bir model arayışı ekmek kadar somut bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Son 90 ılın tüm hata ve eksikliklerine rağmen bir kez daha yanımıza mağdur edilmiş büyük felaketlere uğramış halkları ve sınıfları da alarak bir model inşaa etmeye çalışıyoruz. Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan biz kavramının manası teke indirgenmiştir. Biz kavramına eski ruhunu vermenin zamanıdır. Biz bölmek isteyenlere karşı birleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere inat birleşeceğiz. Zamanın ruhunu okuyamayanlar tarihin çöp sepetine giderler.

Suyun akışına direnenler uçuruma sürüklenirler. Ortadoğu hakları kökleri üzerinde yeniden doğmak ayağa kalkmak istiyorlar. Bu nevruz hepimize yeni bir müjdedir. Hz İsa Hz. Musa ve Hz. Muhammed’in mesajları ortaktı. Batının çağdaş uygarlık değerlerini toptan yok saymıyoruz. Yeni mücadelenin zemini fikir ve demokratik siyasettir.

Selam olsun bu sürece büyük destek verenlere. Selam olsun halkların kardeşliğine. Yaşasın nevruz yaşasın halkların kardeşliği.”

*

adem özbay

21 Mart 2013

www.ademozbay.com

*

Bir önceki yazımız olan 28 Mart 1991 tarihinde ne oldu dersiniz? başlıklı makalemizde altınköprü katliamı, altınköprü katliamı nasıl oldu ve altınköprü şehitleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret