Okunaksız doktor yazıları!

okunaksiz-doktor-yazilari

Doktor yazılarından çok çekenlerden misiniz? Ben de öyle. Ama günümüzde kötü yazan doktorları büyük davalar bekliyor. Ben de bu yazıyı okuyunca öğrendim. Doktorunuza bu yazıyı bir gönderim derim:)

 

Tıp hukuku alanında yaşanan sorunlardan bir tanesi de okunaksız tıbbi kayıtlar, özellikle de okunaksız reçete ve orderlar. Maalesef, dünyanın her yanında “doktor yazısı” diye bir gerçek var. Doğrusu, okunaksız reçete ve orderların sayısı, sebep oldukları hukuki problemlere oranla çok daha fazla. Ancak, deneyimli hemşireler ve maharetli eczacı kalfaları sayesinde bu alanda çok sorun yaşanmıyor ama bazen bu durum olumsuz sonuçlara, hatta ölüme  bile sebebiyet verebiliyor. Nitekim, daha önce ABD’de bir kardiyologun reçetesinin okunaksız olması sebebiyle hastaya 20 mg Isordil yerine 20 mg Plendil tablet verilmiş ve hasta kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Bu olayda mahkeme doktor, eczacı ve eczaneyi birlikte 450.000 $ tazminata mahkum etmişti.

Adli Tıp Kurumu’ndan Dr. Faruk Aşçıoğlu’nun Journal of Punjab Academy of Forensic Medicine & Toxicology’nin 2011 yılının ilk sayısında yayımlanan makalesinde bu konuyla ilgili ilginç bir olgu sunumu mevcut. Yazımızda bu olgu bağlamında okunaksız reçeteler meselesine eğilmek istiyoruz.

Bahse konu makaleye göre olgu özetle şöyle: 52 yaşında ve duodenum ülseri hikayesi bulunan bir hasta epigastrik (üstkarın) ağrı şikayetiyle hastaneye müracaat eder. Yapılan üst mide barsak sistemi endoskopisinde, iyileşmiş ülserle birlikte bulbus duodenide deformasyon, üst özofagial sfinkter yetmezliği ve özofajit tespit edilir. Hekim, hastaya, lansoprazol (Aprazol tablet) ve calcium magnesium carbonate (Rennie Süspansiyon) reçete eder. İlaçları almak için gittiği eczanede, (eczacı bir süreliğine eczane dışına çıkmıştır) hastaya, eczacı kalfası tarafından lansoprazol yerine naproksen sodium (Apranaks tablet) verilir.

Hasta, ilacı kullandıktan bir süre sonra aynı hastaneye bayılma şikayetiyle getirilir. Fizik muayenesinde epigastrik hassasiyet, terleme, sinüzal taşikardi, hipotansiyon ve solukluk tespit edilir. Hematokrit ve hemoglobin seviyesi de oldukça düşmüştür Bu bulgulardan kolayca anlaşılacağı üzere (naproksen sodiuma bağlı olarak)  hastada üst gastrointestinal (mide barsak) kanama tanısı konulur. Yapılan doğru müdahale ile hasta bir süre sonra tamamen iyileşir.

Olaya ilişkin olarak sulh ceza mahkemesinde doktor, eczacı ve eczacı kalfası hakkında bir ceza davası açılır. Davada eczacı kalfası, doktorun yazısının okunaksız olduğunu buna karşılık doktor, yazısının deneyimli bir eczacı tarafından kolayca  okunabileceğini savunmuştur. Yapılan yargılama sonunda mahkeme her üç sanık hakkında da mahkumiyet kararı vermekle beraber doktorun sorumluluğunun daha az olduğuna hükmeder. Diğer bir ifade ile mahkeme eczacı ve eczacı kalfasını asli sorumlu saymıştır.

Yazar, aynı makalede kendisini alıcı olarak tanıtarak bu reçeteyi İstanbul’un farklı bölgelerinde 100 ayrı eczacıya sorduğunu, 96’sının doğru ilacı verdiğini, iki tanesinin reçeteyi okuyamadığı için doktorla temas kurduğunu, iki tanesinin de reçeteyi okuyamadığı için ilacı vermeyi reddettiğini belirtiyor. Dosyanın bütününü göremediğimiz için güvenlik payı da bırakarak olgu hakkında kişisel değerlendirmelerimizi de ifade etmek itiyorum.

doktor-yazilari

Öncelikle, bu reçetenin okunaksız olduğunu iddia etmek güç. Her 100 eczacıdan 96 tanesi reçeteyi doğru okuyabilmiş. Bu bakımdan doktorun savunmasına itibar edilmeyerek, mahkumiyet hükmü kurulmuş olması bize isabetli gelmedi. Kaldı ki maalesef bizim toplumsal kültürümüzde eczacı ilaç satan kişi olarak anlaşılıyor. Oysa okunaksız bir reçete olsa bile eczacının temel tıp bilgilerini kullanarak ve özellikle reçetede (ya da karnede) tanı da yazıyorsa bundan da yararlanarak bu hastada naproksen sodium kullanılmasının tehlikeli olacağı bilgisine sahip olması gerekirdi. 

Ancak makalede eczacının, ilacın verildiği sırada kısa bir süreliğine eczanede olmadığını belirttiği ifade edilmektedir. Bu durumda eczacının deneyimli kalfa istihdam etme yükümlülüğü gündeme gelmektedir. Eczacının, ilacın verildiği sırada kısa bir süreliğine eczanede olmadığı savunması haklı bulunsa bile, bu durum,eczacının deneyimsiz kalfa istihdam etmekten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

Ancak burada makalede yer alan 100 eczacıdan 96’sının reçeteyi doğru okuduğu verisine dayanıyoruz. Şayet aksi bir iddia söz konusu olsaydı, yani reçetedeki yazı gerçekten kabul görür bir oranda okunaksız olsaydı, eczacının teyit yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle sorumluluğu ortadan kalkmamakla beraber, doktorun daha yoğun bir kusurlulukla sorumlu  tutulacağını söylemek mümkün olurdu. Yukarıda bahsettiğimiz olayda da Isordil tabletin yazım şekli gerçekten okunaksız ve Plendil’e oldukça benziyor olmasına rağmen, Amerikan mahkemesi doktorla birlikte eczacıyı da sorumlu saymıştır.

Dr. Erkin Göçmen
Tıp Doktoru-Hukukçu
bilgi@erkingocmen.av.tr

 

Bir önceki yazımız olan Paris'te öleceğim yağmurlarla... başlıklı makalemizde César Vallejo hakkında bilgiler, César Vallejo kimdir ve César Vallejo pariste ölmek şairi hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret