Sözlüklerde Ben:)

Capture

Memleketimin enteresan zihin yapılarını sevdiğim için fırsatım olduğunda zaman zaman sözlüklere girer bakarım. Fakat hiçbir sözlüğün yazarı değilim.

Tabi benim hakkımda yazılanlara da her meraklı insan gibi arada bir göz atıyorum.

Her telden her şekilden hakkımda yazan çizen insanlar var. Bazı eleştirilerden de faydalandım. Allah razı olsun diyorum o dostlara.

Sevenimiz de nefret edenimiz de çok maşallah. Tabi işin enteresan tarafı da şu: En fazla hakaretin yapıldığı yer İHL Sözlük. Okudukları o okullarda kul hakkı onlara Hakkı Bulut olarak öğretilmiş ki, gayet rahatlar arkadaşlar.

Not: Sözlüklerde ki sadece “Adem Özbay” başlığını aldım, yazılardaki linklerden gidilen diğer başlıkları almadım.

ekşi sözlük / adem özbay

  1. bence şair. edebistan.com‘dan alıntıyla:”adem özbay, 12.04.1976 tarihinde çaycuma / zaonguldak’ta doğdu. odtü tarih (1994) ve istanbul üniversitesi felsefe (1997) bölümlerinde okudu. endüsülüs dergisini yönetti. halen vuslat dergisini yöneten adem özbay, şiirlerini “kayıp tayfanın günlüğü” (?) ve “hayal libaslı akşam” (2000) adlı kitaplarında topladı. ”

    şiirlerinden:
    · hayal libaslı akşam
    · körelmiş bir hançeri kirpiğiyle bileyen

    (mucit, 15.10.2005 12:19 ~ 12:29)

  2. akis kitap‘ın genel yayın yönetmeni. bir garip adam.(bkz: akis yayınları)
    (efb, 06.12.2005 16:33)

  3. (bkz: murat karanfil)
    (thew, 14.04.2006 14:40 ~ 14:40)

  4. eliften çaldığı yalnızlıkta kelimeleriyle çığlığın efkarına not düşenlerden…ağlama makamı
    yaralıyım, peşimsıra düş avcıları
    harcım değil ki, ellerini bırakayım.
    bozkır vadilerde etimi kemirdiler
    öptüğün güneş renkli dağlarda
    hala ben
    ağlama makamındayım.

    hırçın kuşların yüküdür, ellerin yorgunluğu
    toprağımı itirazsız çağırıyorum
    gözlerime üşüşen güvercin sürüsüyle.

    usul usul açılır ellerin
    kıyısında gölgemi kaybettiğim denizlerime
    çığlığımı kaçırıyor yüreğinden uğurladığın gemi
    haylaz ergenliğimle
    ellerinden ümid sağıyorum.

    (bab i esrar, 11.12.2007 10:05)

  5. ilk çıkardığı kitap muhafazakar çapkınlar‘dır. ayşe arman kitabın kadın yazarıyla pazar röportajı yapınca kitap bir anda patlar. o zaman yeni çizgi neredeyse tek dağıtımcı firma pozisyonundaydı. adem özbay, kitabının dağıtımını onlara vermez. aracıların yardımıyla (!) kullanarak kitabın dağıtım hakkını kendisinden alırlar.yayınevini kurmadan bir iki ay önce saraydaki mesih adlı kitabını başka bir yayınevinden çıkarır. kitabın tanıtımı için (yeni açmış olduğu yayınevinde) kına gecesi düzenler.

    yayıncılık konusunda çok ilginç fikirlere sahip yayıncılardan birisidir.

    (bkz: akis kitap)

 

uludağ sözlük /adem özbay

  1. odtü tarih bölümünün ardından istanbul üniversitesi felsefe bölümüne devam eden yazardır.çeşitli radyo programları ve gba istanbul”da ar-ge uzmanlığı yapmaktadır.çeşitli gazete ve dergilerde çalışmış,şiirler ve öyküler yazmış edebiyatçıdır. gerçekten yazabilmenin hakkını verebilmiş; beğenilesi bir yazardır. bir aşkı,acıyı,ayrılığı ya da halk olabilmeyi öyle güzel anlatır ki ; sözcüklere şah olmayı istemek gibidir adımları…hüznün rüştüne eren herkes gibi ben de bir zamanlar kalbimi tanıyordum. dalınca dil bilmez uykulara neşe satar keder alırdım…ağlardım…yürüdüğümde dünyanın fonunda fasılasız bir hüzzamın sesi duyulurdu yalnız dursam ökseye tutulmuş bir serçenin nabzı;
    kitapların ve çiçeklerin kılıçlarıyla kurtarılmış bir gölge iken evimin çitlerinden berisi gündüzleri denklediğim cesaret çürür ve dağılırdı gece olunca. kalbimi tanıyordum çünkü bana ait değildi. kime rastlasam yüreğimin sesi kısılır ceplerinde sakladığı menekşenin yaprakları ezilirdi…
    saat kulesi hasretle çalardı boyuna kellesini isterdi mevsimlerin kanıyla kalbimi onarmak için.
    ve ben ölmediysem hala kimse ölmemiştir yar sevmekten. ben yaşıyorsam hala kimse sen gibi ellerimden tutmadığı içindir. bunu söyleyemezsem bir daha sokağından geçmeyecek kadar umutsuz bir daha geçemeyecek kadar yorgun bir kadınla yüzleşmek zorunda kalacağım aynalarda.
    bunu söylemezsem ıslanmış bir gül ağacından havalanan kuşlar murad alamayacaklar gökyüzünden ve düşecekler bu ağır ağrılı şehrin alnına. aşık olmanın ;çıkma teklif edebilme cesaretiyle; sınandığı bir dünyada bak kalbim ne çok yoruldu yokuşlarda demeyeceğim. bir mız olsa demeyeceğim.
    bir gelsen gözlerine bakacağım yalnız hatırı için otuz yıldır kırkikindelere zemherilere filizkıran fırtınalara katlandığım gözlerine; hepsi bu;
    şakağımda bir namlunun serinliği masamda bir ömrün yardan düşerken tutunduğu ince dalı kalbimde bulanık bir dereyi akıyor buluyorum sabahları. sevdiğim şehirler sevdiğim çiçekler sevdiğim aylar ve sevdiğim isimler; hepsi bir tutam yoksulluktan başkabir şey değil içimde… sensiz bu dünyanın dönerken çıkardığı sessizliği bastırmanın yolu yok.
    değilmi ki kalbini yitirmişsin,şarkısını yitirmişsin artık ;ev’e evine dönmesi kabil değil.
    gel ve kuşat ki kalbimi bulayım evimi bulayım. gel ve kal ki kelimelerin bittiği yerde başlayan hayat bağlasın ayrılığın kollarını.
    bahtımın yazısını okunaklı kıl ki ışıkla gölgesinin kavuştuğu yerde bir şiir boy atsın;
    söyleyecek yalan bulamayanların başvurduğu son çare gerçeğin ta kendisidir sevdiğim;
    sana bir gerçekten bahsedeceğim çünkü senden öncesinde söylenebilecek bütün yalanları söyledim çevrilebilecek bütün dolapları çevirdim ve kaçılabilecek bütün sığınaklara kaçtım.
    dahası en çok ihtiyacım olduğu zamanlarda sana seslenmeyerek sana ait bir sessizlikle yaşayabileceğimi ispatladım.
    artık kalbimin ta kalbimden gelen bir sese kulak verip aklımın ta dibinde dağılıp toparlanmış bir ifadeyi duyurmalıyım;
    seni seviyorum!
    hüznün rüştüne eren herkes gibi,ben de bir zamanlar kalbimi tanıyordum.
    ilk cemre ruhuma düşmeye görsün,bahar gider hazan gelirdi.
    ağlardım;kalbimi tanıyordum,çünkü bana ait değildi.
    bir gece rüzgarın çaldığı mızıkadan öğrendim canana benzemedikçe yoldayım demenin gülünesi olduğunu…
    şimdi yarin nesebindenim;şimdi aslım sensin;ve kalbine yaklaşan yol meğer ki bir uçurum ağzı olsun, yürüyeceğim…dua et bana…
    yoluma çıktın,öyleyse kaderimsin!!

     (zezenincururukurbagasi, 23.03.2010 00:17 ~ 30.03.2010 14:38)

  2. yemyeşil çayırlar üzerine uzanıp seni hayal ettiğimde henüz küçücük bir çocuktum. bulutların içerisinden sana yüz beğenirdim. uzun saçların, güzel gözlerin, utangaç bir yüzün olurdu hep. ahatlı tepesi, bulutların değdiği küçük bir dağ olur ve sen gelir orada dururdun. koşup çıkardım hemen oraya. hemen dokunacağım derken bulutlarla birlikte uzaklaşırdı yüzün. ne kadar çok koşsam, o kadar çok uzaklaşırdı yüzün bana. bütün çocukluğum bulutları tutabilecek bir tepe aramakla geçti. ne ben o tepeyi bulabildim, ne de bulutlara çizdiğim yüzünü unutmaya güç yetirebildim.tüm çocukluğum boyunca en yakınımdaki bulutta, hiç uzanamadığım uzaklıktaydın. büyüdüm, yaşamak mektebinde ne kadar öğrenilecek ders varsa ezberime aldım, ne kadar aşk varsa yaşadım, nice meridyenlerin altında, nice güneşin en güzel geceye merhaba dediği sahil kentlerinde seni aradım. her gün karşıma çıkan binlercçe yüzün arasında seni seçebilmek için sokaklarda başımı öne eğmeden dolaştım. kuşlarla şarkı söyledim, balıklarla sabrettim. kimsesiz çocuklarla ağladım, şefkatli annelerden masallar dinledim. lakin bir gün gelip o ince ve güzel parmakların arasında dolaşacak diye kimseye okşatmadım saçlarımı. en güzel öpüşümü sana sakladım. en sıcak tutuşlarım için ellerimi sana beklettim.

    gün geldi, sonsuz bir uykudan uyanır gibi, mezarında asırlardır beklemiş bir bedenin dirilişi gibi, kanlı bir giyotinde başı gövdesinden ayrılmış bir eskiçağ şövalyesinin bedeninin başına kavuşması gibi apansız yanı başımda buldum seni. öylesine bekletmeden, öylesine derinden, öylesine sade geldin ki.

    dilim gibi tutulan yüreğim ne ayın, ne güneşin tutulmasıyla kıyas edilebileceği bir sır ile kayboldu. sen tekrar göz ve kalp hizama geldiğinde de, bularak kaybedilen gizemli bir hazine gibi, umudumu yitirdim kavuşmaya dair. ne kadar çok yakınımda olsan da, uzaklardan bir uzak, ulaşılamayacaklardan bir umuttun sen. yangında küllenmiş ahşap bir hatıra kutusu gibi, içindekilerle birlikte toprağa karılmışken ve neye dokunsam yakıp küle dönüştürürken, seni nasıl feda edebilirim çocukluk hayallerime. gökyüzüne çizilen yüzüne, gözlerine.

    şimdi anladım ki, bir güzel yüzün vardır, hiçbir buluta hiçbir tuvale resmedilemeyecek kadar zarif. bir güzel gözlerin vardır, bir kurşun atımı kadar dahi bakılamaycak kadar kırılgan. bir ellerin vardır, deniz kenarlarında, parklarda tutulamayacak kadar narin. sen eryüzünün bugüne kadar hiç görmediği bir kristal gibi ışıtırken yüreğimi, senin kırılma ihtimalinden bile kıpırdayamam yerimden.

    işte bundandır sana uzak kalışım. sana ulaşamayışım, bulutlarda gördüğüm yanlış yüzlerden, tuvallerdeki yanlış akislerden ve kaldırımlardaki yanlış bakışlardan seni tefsir etmeye çalışmak suçumdandır.

    bu dünya dönüyor, dediği için zindanların soğuk taşlarında sabahlamış adam gibi, seni seviyorum diyemediğim için evrenin buz tutmuş sinesinde üşüye üşüye yaşıyorum hayatı.

    yeryüzünün bütün matemlerini tutarcasına siyahım sen yakınımdayken. yaşanmış nice aşklardan sonra yaşanan ayrılıkların tutulmayan tüm matemlerini senin için tutup, ömrümü gece gibi karalar içinde yaşarım bundan sonra.

    bir gün ola ki affedersen benim çocukluk düşlerimi ve gelip öpersen ısınırım. ısınır ve gülümserim senin o güzel gülümsemene denk.

    ne çare ki şimdi, en yakınımdaki en uzaksın.

    ne söylesem, ne yazsam, nereye gitsem şifa bulamam derdime senden gayrı.

    sevgilim, en yakınımdaki en uzak olsan da, isterimki seni sevdiğimi tüm dünya bilsin…

    adem özbay.

     (ikiartibir, 17.07.2011 13:48)

  3. uzak bir şehirdesin sen şimdi. çiçekli elbisesini giyinmiş bahar öpüyor seni. selam söyle benden, öpsün yerime de gözlerini. (adem özbay)
     (ayseyiandroit, mobil, 30.05.2012 00:05)

 

kötü sözlük / adem özbay

  1. adem özbay 1976 doğumlu. zonguldaklı yazar. başarılı bir edebiyatçı ve yayıncı olmasına rağmen çok mütevazi ve iyilik sever birisidir. kitapları ; alfabenin sen harfi , aşka gittim dönmeyeceğim , merhaba hayat ben geldim , aşk üfleyen neyzen güzel kitaplarıdır. şu anda yurt dışında yeni romanının çalışmasını yaptığından kendisi imza söyleşilerine katılamıyor.dilerim en kısa zamanda memleketimize döner ve sevenleriyle buluşur
    annesinin oglu 06.03.2012 00.47

 

deniz sözlük / adem özbay

  1. ”sahibinden satılık az kullanılmış yalnızlık”
    ”gelmesem de bekle beni”
    ”alfabenin sen harfi”
    ”gelmesem de bekle beni”kitaplarının yazarıdır kendisi ayrıca (bkz: eliften çaldığı yalnızlık ) şiiri de iyidir.

    (muhacir 23/07/2011 23:40)  

  2. “sahibinden satılık az kullanılmış yalnızlık” kitabini sadece basligindan etkilendigim icin aldigim ve sonradan cok begendigim kitap..
    (hira_nuur_ 24/07/2011 01:21)  

  3. (ozlukhaklariniisteyengenc 13/08/2012 23:58)

 

ihl sözlük / adem özbay

1.
şŸair, yazar. akis kitabın genel yayın yönetmeni. kayıp tayfanın çocukları ile tanıdık onu ilk olarak. hayal libaslı akşŸam ise hala içimizde bir yerlerde. ama nedense bir türlü o damarın devamı gelmedi.
#22202 – efb  – 28.04.2009  23:54
2.
marmara fm de okuma günlüğŸü adlı bir programı vardı seneler önce.24-25 yaşŸında,konuşŸurken sesi titreyen,her an söyleyeceğŸi şŸeyi unutacakmışŸ gibi hızlı hızlı konuşŸan,o konuşŸurken yanlışŸ yapma korkusuyla diken üstünde oturduğŸum,o sessiz,içine kapanık delikanlı kevakip/hayal libaslı akşŸam adında hem şŸiir hem öykü kitabı yayımladı.ardından kişŸisel gelişŸim dergisinin editörlüğŸünü yaptı.çizgiromanlar hazırladı.başŸörtülülere ithafen yazdıklarını kitapçık olarak yayımladı.jan devrim ile bilgisayar ve internet sözlüğŸü adlı kitabı çıkardı….

#271388 – kekeme cocuk  – 01.06.2009  23:22
3.
kendisi ukala’nın tekidir, sabah gazetesine kutlu doğŸum ekleri yapmışŸtır. parayı çok sever, yaşŸı ilerledikçe para hırsı ideolojisinin önüne geçmişŸtir. medya gücü sayesinde poh pohlanmışŸtır. olmayan şŸiiri de tamamen bitmişŸtir ayrıca.
#279471 – kafka  – 03.06.2009  17:23
4.
kendine gönderilen mektuplara cevap verecek kadar mütevazıdır.
#280226 – kekeme cocuk  – 03.06.2009  21:05
5.
lamure yayınlarının kalitesi güzeldir.akis ise çerez niyetine

#280284 – kervankiran  – 03.06.2009  21:18
6.
10 lira katılım bedelli şŸiir yarışŸması düzenleyerek para ile şŸiir yarışŸması düzenleyen ilk yayıncı olarak tarihe geçmişŸtir. kendi düzenlediğŸi şŸiir yarışŸmasında ayrıca juriye girerek 2000’li yılların şŸiire damgasını vuracak şŸairi seçme yolunda çok üyük bir adım atmışŸtır.((http://www.siir2009.com))

#282879 – kafka  – 04.06.2009  12:18
7.
yıllar önce birlikte yazdığŸımız bir derginin promosyon olarak dağŸıttığŸı bir kitapçığŸının arka kapağŸına nüfüs cüzdanının ön yüzünü basmışŸtır. tuhaflık bu kadarla kalsa iyi, dahası; nüfus cüzdanındaki fotoğŸrafı uzun saçlı olmamasına rağŸmen, bu kitabın arkasına bastığŸı kimliğŸinin fotoğŸraf kutucuğŸuna uzun saçlı haliyle çektirdiğŸi yeni bir fotoğŸrafını koymuşŸtur. bunu yapmakla neyi amaçladı bilemem elbette… fakat bunu yayınlayan dergiyle o sayı son kez birlikte oluşŸumuzdu.
#873002 – persona non grata  – 03.12.2009  20:22
8.
(bkz: artis)
#873026 – malumun ilhani  – 03.12.2009  20:30
9.
#873029 – malumun ilhani  – 03.12.2009  20:31
10.
“evet kalbimin bana verdiğŸi yetkiye dayanarak ilan ediyorum: seni özlüyorum” diyen iki kere iki aşŸk kitabının yazarı.
#1855716 – teferruc  – 04.03.2011  21:20
 Sözlüklerden derlenmiştir.
ademozbay.com 2013

Bir önceki yazımız olan Aşk Kendini Keşfetmektir! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret