Yükselen Sözler ve Erdem Uygan

erdem_uygan Ankara’daki ODTÜ günlerimde ilk kez kulağıma takılmıştı Cenk ve Erdem muhabbeti. Farklıydılar. Özel bir dinleyici grubu vardı. Sonra bayağı bir ünlü oldular. Ben radyo dinlemeyi TV izlemeyi uzun süredir bıraktığım için ne yaptıklarından haberim yoktu. Sonra bir gece misafir olduğum bir dostumun evinde TV”de “Yükselen Sözler” programını keşfettim. Meşhur Cenk ve Erdem’in Erdem’i sunuyordu. Bizde meşhurdur. Kendi alanında işi biten, söylecek sözü kalmayan zevatlar “Müslüman oldum!” nidaları ve kameralar eşliğinde ellerine Kuran alırlar, umre ve hacca giderler.

Bizim halkımız da çok sevinir ve hemen bu dönmelere evliya muamelesi yapmaya başlar. İsim vermeye gerek yok.

Erdem Uygan da bellki böyle bir dönüşüm geçirmiş. Ama kendisini ne medyada ne de kameralar önünde şov yaparken hiç görmedik. Zira hurafeci bir dönüşüm değil Kurani bir dönüşüm geçirmiş.

Böyle olunca zaten Kuran’ın ahlak ilkeleriyle donanmış olan birisinin şov yapması da beklenemez. erdem-uygan Kuran ve Allah’a yüreğini çevirmek ve birinci elden dini öğrenmek için yıllarca Arapça ve Kuran dersleri alan Erdem Uygan ne güzel ki hurafe kültürüne bulaşmamış. Bu gerçekten çok zor bizim ülkemizde. Zira dini kaynaklarımızın büyük çoğunluğunu uyduruk ve Kuran’la çelişen hadis, fıkıh, ilmihal kültürü oluşturuyor. Ve tıpkı Mekke’li müşrikler gibi atalarımızdan gelen adetlerden kurtulmak insana çok zor gelen birşey.

Radikal gazetesinden yaptığı söyleşide bunu çok güzel bir şekilde açıklıyor zaten. (OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!)

Ayrıca Ülke TV’de Esra’nın programında da meseleyi açıklıyor. (İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ!)

Sevgili Erdem farkında mı bilmiyorum ama inanılmaz bir misyonu gerçekleştirme imkanı var. Hem bilgi ve birikimi ile hem de dönüşümündeki samimiyet ve sahicilik ile insanlarımızın ufkunu açmakta başarılı olabilir. Bunun daha önce yapmaya çalışan bazıları oldu ama onlar bir türlü şirazelerini düzgün tutamadılar.

Erdem Uygan’ı söylemek istediklerimizi söylediği, hurafelerden ve putpereslikten kurtulup Kurani olmaya çağıran programları için tebrik ediyorum.

İnşallah Rabbimizin O’na güç kuvvet vermesini diliyorum.

Ben kendisini dikkatle takip etmeye devam edeceğim.

Lütfen siz de ediniz.

 

*

Adem Özbay

www.ademozbay.com

Bir önceki yazımız olan Norveçli Doktor Gilbert'in Gazze Mektubu başlıklı makalemizde filistin, filistin davası ve filistin katliamı hakkında bilgiler verilmektedir.

One Response

  1. Zeki diyor ki:

    “Kuran ve Allah’a yüreğini çevirmek ve birinci elden dini öğrenmek için yıllarca Arapça ve Kuran dersleri alan Erdem Uygan ne güzel ki hurafe kültürüne bulaşmamış.” Bu mümkün değil. Şeyhi A.Bayındır’dır bu adamın. Birinci el, yıllarca arapça ve kuran dersi aldığı kimsedir. OYSA:
    Kur’an, nasıl öğrenilip, anlaşılabileceğini, yine kendisi söylüyor ama, anlayan kim?
    Bakara-151> “Nitekim size, aranızda, (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir rasül gönderdik,…”
    Âl-i İmran-164> “Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni’met olmak üzere kendilerinden(onların aralarından, kendi kavminin içinden) bir rasûl ba’s eder. .”
    Cum’a-2> “Ümmîler arasında, kendilerinden bir rasûl beas eden (görevlendiren) O’dur…”
    Bu ayetlerden anlamamız gereken:
    1-İslamı, Kur’an’ı öğretecek kimseyi sadece ve sadece Allah CC belirliyor, görevlendiriyor. Yani “yıllarca Arapça ve Kuran dersleri alan” değil.
    2-Ayetlerde “rasül” geçiyor. Hz. Muhammed SAV. son rasül değil (Son rasül uydurması, yalanı, iblise ait. Kur’an’ın arapçasını değiştiremeyince, kelime ve kavramların anlamlarını değiştirtmiş. Rasül ve nebi kelimelerini paketleyip peygamber kelimesinin içine de sokmuş. BUNUNLA NEYİ AMAÇLIYOR? FARZ OLAN Rasûle itaati, ve Kur’an’ın öğrenilmesini ortadan kaldırmayı. Ve başarmış da. Yalanlardan biri de, “nebilere kitap verilmediği”dir. Oysa 3/81’de Allah, “Nebilere kitap verdim” diyor.). Ahzab-40 “…ve lâkin rasûlallâhi ve hâtem’en-nebiyyine,” buyrulmakta. Rasûlullah (sav), “Lâ rasûle ba’dî” dememiş, “Lâ nebiyye ba’dî” demiş.
    Bu yüzden, “aranızda görev yapmak üzere, sizden”, “kendilerinden”, “ümmiler arasında, kendilerinden” dediğine göre, günümüzde bile Allah’ın CC görevlendirdiği rasül(ler) var.
    İnsanlar samimiyetle, kalpten, Allah’tan istemedikçe, bu rasûllerden birini bulamaz. Herhangi bir insan gibi görünür, insanların gözünde. Ne zaman ki kişi, nötr bir düşünceyle, “Ya rabbi, ben senin istediğin gibi bir kul olmak istiyorum” talebinde bulunursa, iste o zaman “rasüle itaat” süreci devreye girer. Bu talep olmazsa “zihnindeki peşin hükümler”le yaşar durur, kişi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hd 720p Film izle Pompei izle film seyret